Akyaka


Akyaka

Akyaka tarihi:

Daha 1970’li yıllara kadar küçük bir balıkçı köyü olan Akyaka’nın antik çağlarda bir yeleşim yeri olduğu biliniyordu.

1970’li yıllarda sonra turizm açısından keşfedildi ve zamanla turistik bir bölge haline geldi. 1971 yılında muhtarlık oluştu.

1980’lerden sonra çevre şehirlerden ve beldelerden Akyaka’nın yeşili doğası, denizi hızla keşfedilmiş ve turizm açısından patlama yaşamıştır.

1992 yılında belde haline gelen Akyaka; 2012 yılında da Muğla'nın büyükşehir olmasıyla Ula'ya bağlı bir mahalle statüsünü kazanmıştır.

Türkiye’nin güneybatı ucunda yer lan Muğla’nın sınırları içinde kalan Akyaka; Gökova Körfezi'nin doğu ucuna yerleşmiş bir körfez beldesidir.

Ula ilçesi ile Marmaris arasında yol üstünde kalan Akyaka nüfusu bugün 1500 civarında olsa da yaz aylarında rakam 5 bine kadar çıkmaktadır.

Gökova üzerine kurulu Akyaka; farklı endemik bitkiler ve canlı türlerine de ev sahipliği yapar.

Çınar plajıdır Akyaka'nın en gözde sahillerinden biridir. Sahil kenarından Bodrum ve Ören yolu üzerinde yer alan ve kıyı boyunca asfalt yolu bulunan, ulaşımı kolay Çınar plajı ile Akyaka arası yaklaşık olarak 3 km. Çınar plajı yolu takip edildiğinde Akbük Koyu’na, oradan da Ören’e Bodrum’a ulaşılır.


Akyaka'da diğer güzel güzergah da Kadın Azmağı’dır. Müthiş doğal güzellikleri ile ünlü su kaynağı ve üzerinde yer alan tesisler görülmeye değerdir.

Akyaka su sporları, sörf, kano sprları için idealdir. Ayrıca dağ bisikleti ile çevre gezilebilir.

Azmak Irmağı'na, ve Sedir Adası'na deniz yolu ile düzenli sefer yapılmaktadır.

Kadın Azmağı'nın sevimli ama gizli konuğu su samuru (lutra lutra) ünlüdür.

Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de yamaç paraşütçülüğü nadir de olsa yapılmaktadır.

Akyaka Gökova üzerine kurulu olduğu için toprakları oldukça verimli ve sulaktır. Ancak turizmin gelişmesiyle birlikte bölge halkı tarımla ve hayvancılıkla uğraşmayı büyük ölçüde bırakmıştır.

Akyaka beldesi mimari açıdan kendine has özellikleri barındıran bir belde. Son derece doğru verilmiş bir kararla bu özellikli tek tip mimariye uyma zorunluluğu getirilmiştir.

Birbirine bitişik olmayan, Ula'nın eski evleri örnek alınarak günümüzün modern yapı tekniği ile birleştirilerek Akyaka'ya has bir sentez oluşması sağlanmıştır.

Doğal güzelliğe uyum içinde ve dışında ahşap işlemeleri bol, yöreye özgü Muğla bacalarıyla iki katlı çiçekli bahçeleriyle evler inşa edilmiştir.

1983 senesinde Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü, mimarlık eğitimi olmamasına karşın, kendi yaptığı ve geleneksel mimariyi taşıyan eviyle Nail Çakırhan kazanmıştır.